|
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! (1) (Mehmet 24 Y., Ankara)
Bundan 3 yıl önceydi, 21 yaşındaydım ve Üniversite 2. sınıftaydım.
Babam iyice rahatsızlanmaya başlamıştı, zaten
hastalığından dolayı çalışamaz raporu
almıştı ve devlet ona maaş bağlamıştı.
Fakat verdikleri maaş ancak ilaç parasını
karşılıyordu. Annemin de aldığı maaş ancak
evin ihtiyaçlarına yetiyordu.
Ben çalışmak
istediğimi söylüyordum, fakat annem de, babam da izin vermiyordu. (Sen
okulunu bitir, bir işe gir, başka şeylerle uğraşma!)
diye öğüt veriyorlardı sürekli bana. Ocak ayında babamın
iyice rahatsızlanmasından sonra doktor kontrollerine iyice sık
gitmeye başladık, doktorun verdiği ilaçlar da iyice
fazlalaşmaya başladı. Önceki ilaçları bile ucu ucuna karşılarken,
bunları almaya gücümüz yetmiyordu. Ben ise kara kara düşünüyordum, bu
derslerime de yansımıştı. Derslere ruh gibi girip
çıkıyordum, yerimde dersi dinliyor ve sonra da sessiz sedasız
çıkıp eve geliyordum.
Ocak ayının ortalarında bir Cuma günüydü, Ankara'ya kar
yağmaya başlamıştı. Okuldan
çıktığımda kar şiddetli bir şekilde
yağıyordu. Ben düşünceli bir şekilde durağa doğru
gittim, fakat tam otobüse binecekken cebimde paramın
kalmadığı aklıma geldi. (Yürümek varmış!) diyerek
yola koyuldum, bir yandan da durumumuzu düşünüyordum. Bu arada yoldaki
buzlanmadan dolayı beyaz bir Jeep hakimiyetini kaybetti ve kaldırıma
çıktı. Araç, frene basıldığı halde kayarak
üzerime doğru geliyordu. Heykel gibi dikilip kalmıştım
öylece. Son anda aracın bana çarpacağının farkına varıp
kaçamaya çalıştıysam da, aracın tamponu sağ
bacağıma hafifçe çarptı.
Bu çarpmanın
etkisiyle yere düşmemle toparlanıp kalkmam bir oldu. Bu arada Jeep birkaç
metre ileride anca durabildi ve içinden bir kadın indi. Telaşla
yanıma gelip, "Çok pardon ya, arabanın hakimiyetini kaybetttim. Bir
şeyiniz yok ya?" dedi. "Yok birşeyim, iyiyim!" dedim. Üzerime
yapışan karları temizleyip yoluma devam edecekken, kadın kolumdan
tutarak, "Hadi binin arabaya, bacağınızı bir doktora
gösterelim!" dedi. "Gerek yok hanımefendi, gerçekten iyim!"
dedim. Fakat kadın koluma yapışmış, bırakmamakta
ısrar ediyordu. En sonunda, "İyi, tamam!" dedim ve
arabasına bindim. Lüks bir arabaydı, baştan
aşağıya son model şeylerle döşenmişti içi de.
Kadın arabayı sürerken, "Ben Jale." dedi. "Ben de Mehmet,
memnun oldum." dedim. Özel bir hastaneye götürüyordu beni, orda bir doktor
arkadaşının olduğunu söyledi. Jale hanım ile sohbet
etmeye başladık. Hastaneye varana kadar kadının neredeyse
herşeyini öğrendim. 32 yaşındaydı. Babasının
şirket sahibi olduğunu söyledi. Zengin kesimdendi yani. Hiç
evlenmediğini söyledi. Bu detaya neden girdi anlamamıştım
gerçi de. Hastaneye geldiğimizde direkt 2. kata çıktık. Bir
odanın önüne geldik, Jale hanım kapıyı çalıp içeriye
girdi.
Doktor, Jale
hanımı görünce ayağa kalktı ve "Oo Jalecim, hoş
geldin!" dedi. Doktor sonra benimle de el sıkıştı ve Jale
hanıma, "Kim bu delikanlı? Yeni manitan mı?" dedi. Jale
hanım başımızdan geçenleri anlattı. Doktor bey hemen
beni sedyeye oturttu ve pantolonumun paçasını dizime kadar
katladı. Diz kapağımın biraz altı
morarmıştı. Elle birkaç muayne yaptı, "Acıyor mu?"
diye sormayı da ihmal etmedi. Muaynesi bitince, "Önemli birşeyi
yok, sadece çarpmadan dolayı biraz morarmış. Birkaç güne geçer!"
dedi. Jale hanım doktor beyle biraz daha muhabbet ettikten sonra,
teşekkür ederek hastaneden ayrıldık.
Tekrar arabaya binince, Jale hanım, "Şimdi bana geçiyoruz ve
birşeyler içiyoruz!" dedi. Ben birşeyler söylemeden,
"İtiraz istemiyorum!" dedi. Mecburen kabul etmek durumunda kaldım.
Yarım saat sonra genelde zengin evlerinin bulunduğu bir siteye geldik.
Arabayı bahçedeki özel garaja park etti ve indik arabadan. Teraslı,
bahçesinde havuz olan dubleks bir ev vardı karşımda. Bu
kadın gerçekten çok zengindi. İçeriye geçtik, beni salona oturttu ve
"İçki içeriz değil mi?" dedi. Ben daha cevabımı
vermeden, içki dolabından Viski şişesini alıp
bardakları doldurmaya başladı. Bir kadehi bana verdi ve birini
de kendi alarak tam karşıma oturdu. İki bacağını
da altında toplayınca, giydiği tek parça elbisenin eteği
iyice yukarıya toplantı.
Kadının bacaklarına bakmaktan konuşamıyordum. Bakımlı
bir kadındı. Sapsarı saçları, bembeyaz teni muhteşem
görünüyordu. Kadın 1.60 boylarındaydı, ama boyuna göre
müthiş kalça ve göğüsleri vardı. Belki silikon belki
doğaldı, ama vücut ölçüleri mükemmeldi. Konuşurken içkinin de etkisiyle
açılmaya başlamıştım. Jale hanım suratıma
baktı ve "Senin bir sorunun var galiba?" dedi. Aile mevzusu
açılınca yüzüm düşmüştü. Jale hanım ne olduğunu
sordu. "Babam çok kötü durumda, hasta ve ilaç masraflarını
karşılayamıyoruz." dedim. Jale hanım üzülmüştü. Fakat
yalandan üzülmediğine yemin bile edebilirdim, çok içten bir
kadındı. Genelde zengin insanları kibirli ve kendi çevresinden
başka bir çevre ve insan olmadığını sanan kişiler
olarak bilirdik, ama Jale hanım öyle değildi. Jale hanım çok
farklıydı, zengin olsa bile, bir tarafında 'Bizdenlik' vardı.
Jale hanım elimi tuttu ve "İstersen sana yardım edebilirim!"
dedi. "Yok, kimseden yardım istemiyorum. Ben hakkımla para
kazanacağım!" dediğimde, Jale hanım saçımı
okşayarak, "Biliyorum, sen hep gururlu bir insan olacaksın!"
dedi. Biraz gözlerime baktı ve bir anda dudaklarıma
yapıştı. O güne kadar çok az kadının elini tutmuş
ve bırakın cinsel ilişkiye girmeyi, bir kadınla
öpüşmemiş olan ben, bir anda kitlenmiş kalmıştım
Jale hanımın karşısında. Jale hanım biliyordu bu
durumları ve dudaklarımı hızlı hızlı öpmeye
devam ediyordu. Ben ise karşısında kasım kasım
kasılıyordum ve ne yapacağımı bilmez halde put gibi
duruyordum. Jale hanım elini boynuma atarak okşamaya
başladı ve dudaklarımı bırakarak kulağıma
eğilip, "Rahat bırak kendini aşkım!" dedi.
Fısıldayarak, "Lütfen, yapmayalım." dedim. Bu sözü
genelde bir kadından duyarsınız böyle durumlarda, ama bu sefer
benden çıkmıştı. Bunu ne kadar isteksiz söylediğimi
anlamıştı ki, "Hişt, sessiz ol. Bu gece bizim
gecemiz!" dedi ve tekrardan dudaklarıma yapıştı. Bu
sefer yavaş yavaş öpmeye başladı ve kısa bir süre
sonra dudaklarımı bırakarak boynuma indi. Boynumu yalıyordu
adeta. İçimi fena bir zevk dalgası kaplamıştı. Ben de
cesaretlenip, elimi turuncu tek parça elbisesinin üzerinden yarı açık
göğüslerine attım.
Taş gibiydi göğüsleri, okşamaya başladım. Jale hanım
açılmama sevinmişti, gülerek, "Hah şöyle ol, kadınlar
sekste atılgan erkekleri severler!" dedi ve tekrardan boynuma
yumuldu. Jale hanım kazağımı çıkartıp kenara
atınca, yarı çıplak kaldım karşısında.
Vücudum biraz yapılıydı. Eğilerek göğsümün üstüne ufak
öpücükler kondurmaya başladı. Aldığım zevk iyice
artmaya başlamıştı ve sikim kazık gibi olmuştu.
Jale hanım vücudumu öpmeyi kısa kesti ve direkt pantolonuma indi. O
kadar yavaş hareketlerle pantolonumu açmaya başladı ki, sanki
tüm gece bizimdi. Veya Jale hanım öyle sanıyordu.
Sonunda diz kapağıma kadar indirdi pantolonumu. Boxerımı da
aynı seviyeye kadar indirip, sikimi eline aldı. Sikimi okşarken,
"Woaww, bu çok iyi!" dedi ve sikimi ağzına aldı.
Dudakları sikime değdiği an sanki vücuduma elektrik
verilmiş gibi titremeye başladım. Jale hanım yukardan
aşağıya doğru, yavaş ve kendinden emin bir
şekilde inmeye başladı. Hafif hafif ve narince yalıyordu
sikimi. Bu arada telefonum çaldı, telefonumu çıkarttım, annem
arıyordu. Hemen açtım ve "Alo Anne?" dedim. Jale hanım
ise sikimi bırakmamış, aynı şekilde yalıyordu.
Hatta munzurluk olsun diye iyice hızlanmaya başladı ve ben
aldığım zevkten Anneme zar zor cevap verebiliyordum. Jale hanım
ise sikim ağzında gülmeye başlamıştı. Annem
nerede olduğumu soruyordu, ben de, "Arkadaşın
yanındayım Anne, ders notunu alıyorum, çok geç kalmadan gelirim!"
dedim. Annem, "Bak yalan söyleyip bir yerde çalışmıyorsun
değil mi?" dediğinde, "Ben sana yalan söyler miyim
anacım?" dedim ve kapattım telefonu ve koltuğun üzerine
attım. Jale hanım elimden tutarak kaldırdı ve "Hadi
yatakodasına geçelim!" dedi.
O önde ben arkada gittik odasına. Elbisesinin askılarını
omuzlarından çıkarınca, elbisesi üstünden düştü. Südyen
yoktu, sadece kırmızı dantelli bir külot vardı. Fakat külot
el kadardı, amını ve götünü tam kapatamamıştı.
Ben o kusursuz vücudu izlerken, Jale hanım boynumdan tutarak kafamı
göğüslerine yapıştırdı ve "Em onları
aşkım!" dedi. Göğüslerinde sarkma yoktu, dimdik ve
yuvarlaktı. Göğüs uçlarını ağzıma aldım ve
emmeye başladım.
Jale hanım inliyordu, çok fazla göğüslerinde tutmadı beni, o da
azmıştı ve işi esas kısıma getirmek istiyordu. Yatağa
yattı, külotunu çıkartıp kenara attı ve "Hadi
aşkım yala!" dedi. Pespembe amı karşımdaydı.
21 yaşındaydım ve bugüne kadar canlı olarak bir am
görmemiştim, heyecandan kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Eğilip
amını yalamaya başladım. Jale hanım ise o anda
kopmuştu ve çığlıklar ata ata amını
yalattırıyordu bana. Amını 10 dakika kadar yaladım. Tabii
ki acemiydim, fakat dilimin amına değmesi bile onu
çıldırtmıştı. Tahminimce uzun bir süredir seks
yapmıyordu.
Ayağa kalktım ve ıslanmış amına sikimi
dayadım, önce hafif hafif sikimin başını soktum. Seks
hakkında hiçbir şey bilmediğimden, ne kadar narin olursam o
kadar iyi seks yaparım düşüncesi kafamda dolanıyordu. Fakat
benim kaplumbağa gibi ilerlemem Jale hanımın hoşuna
gitmemişti, "Sen ne kadar yumuşak bir erkeksin, hızlansana
biraz!" dedi. Bu laflar dokunmuştu bana ve daha
yarısını bile sokmadığım sikimi bir anda
amına kökledim. Kalın ve Türkiye ortalamasına göre uzun
sayılacak bir sikim vardı. Aniden kökleyince Jale hanımın
nefesi kesilmişti.
"Al,
bunu mu istiyorsun orospu?" deyip hızlı hızlı
pampalamaya başladım. Ben gibi terbiyeli ve böyle sözleri çok az
kullanan birinden böyle bir laf çıkması gerçekten
şaşırtıcıydı, fakat kendimi kontrol edemiyordum.
Neredeyse belim çıkacaktı, fakat o sözlerden öyle bir
hırslanmıştım ki, durmadan amına pompalıyordum.
Boşalmak aklımın ucundan bile geçmemişti bu süre
zarfında, yaklaşık 25 dakikaya yakın bir süredir sikiyordum
Jale'yi ve Jale artık yorulmuştu bundan. Bir süre sonra boşalacağımı
hissettim ve yavaşladım. Jale de farkına varmıştı
bunun, "İçime boşalma sakın!" dedi. Amından
çıktığımda, Jale de yataktan kalkıp önümde çöktü ve
sikimi eline alarak yalamaya başladı. Sonra göğüslerine
boşalttı tüm döllerimi. Göğüsleri döllerimden iyice
beyazlaşmıştı.
Elimden
tutarak, "Gel sikicim, banyoya girelim!" dedi. Banyoya girdik.
Büyükçe küvet suyla dolarken, biz de yandaki duşun altına girdik
yıkandık. Sonra küvetin içinde yarım saate yakın bir süre
kaldık. Ilık su üzerimdeki tüm stresi almıştı. Sonra durulanıp
küvetten çıktık. Kurulanırken Jale bana, "Sen giyin,
aşağıya gel!" dedi ve kendisi çırılçıplak
indi aşağıya. Ben de yatakodasına girdim ve
kıyafetlerimi giydim. Tam çıkacakken yerde duran kırmızı
dantelli külotunu gördüm. Alıp almamakta kararsız kaldım ve en
sonunda eğilip aldım. Külotunun ağ kısmını
burnuma götürdüm, halen taze am kokusu üzerindeydi. Külodu cebime
sokuşturdum ve indim aşağıya.
Jale elinde
parayla bekliyordu ve beni görünce ayağa kalktı.
Çırılçıplak vücudu karşımdaydı. Elindeki
parayı vererek, "Bu senin bugünkü hizmetinin
karşılığı!" dedi. "Bunu kabul edemem!"
dedim. Tam geri verecekken, Jale ufak bir tokat atarak, "Ne demek kabul
edemem? Bugün sikişlerin en güzelini yaşattın bana, bu para
senin hakkın!" dedi ve parayı elimden alıp cebime sokarken
külotuna denk geldi. Cebimden külotunu çıkarttığında bir
kahkaha attı ve "Bu benden hatıra mı?" dedi. Utanmıştım.
Jale tekrardan parayla beraber külotunu cebime
sıkıştırdı ve "İstediğin zaman
gerçeği burada!" deyip amını avuçladı.
Ben artık
gitmek için müsade istediğimde, "Bekle, seni bırakayım!"
diyerek odasına çıktı, aynı kıyafeti giyip geldi. Arabasına
bindik ve çıktık yola. Bizim mahalleye yaklaşırken,
"Ben burada ineyim, şimdi mahallede dedikodu olmasın!"
dedim. Jale gülümseyerek, "Sen çok iyi niyetli bir çocuksun, seninle
tanıştığıma çok sevindim!" dedi. Telefonumu istedi, verdim. Telefonumdan kendi numarasını aradı. Kaydettikten sonra dudağımdan
öptü, tekrar teşekkür etti. Arabadan indim ve evime doğru yürümeye
başladım. Eve girmeden ben de onun numarasını kaydettim. Kendimden
yaşça büyük bir kadınla seks yapmıştım ve
karşılığında para almıştım. Kendimi
Jigolo gibi hissediyordum...
[Mehmet]
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim
Tüm Bölümleri
|