|
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! (3) (Mehmet 24 Y., Ankara)
Salondaki koltuklardan birine oturdum ve dinlenmeye başladım. Kasıklarım ağrıyordu, fakat halen de içimde seks yapma
isteği sönmemişti. Ben koltukta dinlenirken Jale
aşağıya indi, üzerinde iç çamaşır takımı
vardı. İkimize de birer viski doldurup, birini bana verdikten sonra
yanıma oturdu. Sehpadaki sigara paketinden de bir tane sigara
çıkarttı, yakıp içmeye başladı. Jale
sigarasını bitirince hafiften eğilerek kültabalasında
sigarasını söndürdükten sonra başını omzuma
yasladı.
Muhabbet ediyorduk, havadan sudan konuşmaya başladık. Jale
birden başını kaldırdı ve "Seni başka
arkadaşlarımla tanıştırmamı ister misin? Onlarla
da seks yaparsın ve daha çok para kazanıp babanı tedavi
ettirirsin!" dedi. Jale'nin suratına birkaç saniye baktım ve
"Tamam, olur!" dedim. Jale gülerek kalktı ve üst kata
çıktı. Birkaç dakika sonra elinde telefonla konuşarak
aşağıya indi. Yanıma geldiğinde, "Tamam
canım, yarın akşam sendeyiz. Görüşürüz!" dedi ve
kapattı telefonu. Jale'ye (Ne oldu?) diye sormadan, Jale anlatmaya
başladı.
"Yarın akşam Sevil'e gideceğiz! O benim çok yakın
arkadaşım. Kendisi özel bir kolejde müzik öğretmenliği
yapıyor. Aslında yapmasına gerek yok, kocasının bok
gibi parası var, fakat o bunu hobi olarak yapıyor. Kendisi 28
yaşında, kocası ise 47 yaşında, adam sürekli iş
seyhatinde, yani anlayacağın seks hayatı pek yok
kadının, o yüzden mutlu edersen çok güzel para
alırsın!" dedi. Ben de, "Esasında ben parasında
değilim bu işin, fakat durumumuz gerçekten çok kötü..." dedim.
Jale elini saçlarıma attıktan sonra, "Biliyorum tatlım,
yoksa ben de seni o dünyanın içerisine sürüklemem, durumun aciliyetini
bildiğim için sana böyle buluşmalar ayarlayacağım!"
dedi.
Jale ile iyice yakınlaşmıştık, dudaklarıma
yapıştı, öpmeye başladı beni. Ben de elimi saçına
attım, tokasını çıkartıp saçlarını serbest
bıraktım ve saçlarıyla oynamaya başladım. Öpüşmeyi
bir-iki günde nerdeyse öğrenmiştim. Jale elini boxerimin üzerinden
sikime attı ve okşamaya başladı. Zaten kalkmaya hazır
olan sikim, Jale'nin de temasıyla anında taş gibi oldu. Jale
öpüşmeyi kısa kesti ve boxerimi sıyırıp
çıkarttı, sikim kazık gibi meydandaydı. Jale eğildi ve
yalamaya başladı, eğilince kalçaları da
dışarıya doğru çıkmıştı. Elimi kalçalarına
attım ve okşamaya başladım.
Genelde dar
külot giymeyi sevdiğinden, kalçalarının yarısından
fazlası meydandaydı Jale'nin. Jale ise kendini kaybetmiş bir
şekilde yarrağımı yalamaya devam ediyordu. Bu
kadının seks sırasında hiç enerjisi azalmıyordu. Biraz
önce seks yapmamıza rağmen halen doymamıştı. Jale'nin
saçlarından kavrayıp kafasını kaldırdıktan sonra,
sırt üstü koltuğa yatırdım. Yatak odasına
çıkartacak halim yoktu. Hemen külotunu çıkartıp kenara
attım. Islanmış amı tam sikimin
karşısındaydı, Jale de sikime bakıyor ve amına
girmemi bekliyordu.
Sikimi tam amının deliğine dayayıp, birkaç saniye
bekledikten sonra bir anda soktum. Neredeyse köküne kadar girmişti. Jale
yine çığlığı bastı. Jale'nin amına yine hızlı
hızlı git gel yapmaya başladım. Jale ise kendini ara
sıra sıkıyordu ve acı çığlıklar
atıyordu. Fakat müthiş te bir zevk aldığı belli
oluyordu, daha 3-4 dakika geçmeden ilk orgazmını yaşadı. Amından
çıktım ve elim sikimde okşayarak, Jale'nin
boşalmasını izledim. Jale'nin boşalması bitince
kendini rahat bıraktı, kafasını koltuğun kenarına
koydu ve hafif hafif inleyerek beni beklemeye başladı. Ben de
tekrardan eski yerimi aldım ve amına girdim. İyice
ıslanmıştı amı, girerken sıkıntı
yaşamıyordum.
10 dakika
kadar siktim Jale'yi ve amından çıkıp göbeğine
boşaldım. Jale yerinden kalktı ve elimden tutarak beni banyoya
götürdü. Beraber yıkandık, kurulandık. Ben giyindim, bu sefer
tüm kıyafetlerimi giymiştim. Jale ise yine iç
çamaşırlarını giymişti. Jale'ye, "Ben eve gitsem
iyi olacak." dedim. Jale üzgün bir suratla, "Yaa gitmesene! Yarın
akşam Sevil'e buradan beraber geçeriz!" dedi. Ben de, "Annem
merak eder, ben eve gidip bir görüneyim öyle geleyim tekrardan." dedim.
Jale gülümsedi, "O halde ailenle beni tanıştır!" dedi.
Ben biraz duraksadım ve "Nasıl? Olur mu?" falan diye
saçmalamaya başladım. Jale de gülümseyerek, "Neden olmasın,
olur tabii! Bekle, hemen giyinip geliyorum!" dedi ve kalkıp üst kata
çıktı.
5 dakika sonra giyinmiş bir şekilde yanıma geldi ve "Hadi
çıkalım!" dedi. Büyük ihtimal en kapalı kıyafetlerini
giymişti, fakat yine de bizim yaşadığımız semte
göre çok modern ve zengin kalıyordu. Atladık arabasına ve yola
çıktık. Bizim mahalleye vardığımızda saat 17:30'a
yaklaşıyordu. Arabayı, komşular evin önünde görüp dedikodu
yapmasınlar diye, sokağın başına bırakıp,
eve yürüyerek gittik. Anahtarımla
kapıyı açtım ve içeriye girdik. Annem mutfaktan,
"Oğlum hoş geldin..." diyerek çıktı, ama
yanımda Jale'yi görünce duraksadı biraz.
Ben Jale'yi anneme, "Babama yardım etmeyi kabul eden kişi Jale
hanım!" diyerek tanıştırdım. Bir süre sonra sanki
40 yıllık tanışıyorlarmış gibi
kaynaştılar. Saat 21:00'e kadar Jale bizde kaldı, yemeği de
bizde yedikten sonra kalkmak için müsaade istedi. Gitmeden önce anneme,
"Yarın akşam Mehmet'i almam gerek, bir etkinliğe
gideceğiz." dedi. Annem de, "Tabii Jale kızım, ne
demek!" dedi ve Jale'yi öptü. Ben de Jale'yi arabasına kadar
bırakmak için onunla beraber çıktım evden. Yürürken Jale,
"Annen çok iyi bir insan!" dedi. Arabanın yanına vardığımızda,
Jale'yi yanağından öptüm ve kapısını açıp arabaya
bindirdim. Jale'nin arabası uzaklaşınca, ben de eve döndüm.
Eve girdiğimde annem beni salona çağırdı. Babam
uyuduğundan dolayı babamla tanışamamıştı
Jale. Annem gülümseyerek, "Oğlum, Jale kızım ile
aranızda bir şey var mı?" dedi. Ben de, "Anne nereden
çıkarttın? Sadece yardımsever bir kadın. Hem aramızda
10 yaştan fazla var!" dedim. Annem gülümsedi, "Sevgi olunca
yaş farkı önemli değildir!" dedi ve mutfağa gitti.
Böyle konuşması hoşuma gitmişti. Jale çok iyi bir
kadındı, onunla anılmak bile benim için bir gurur
kaynağıydı. Odama geçtim ve üzerimi değiştirdikten
sonra uyudum.
Ertesi sabah
kalktığımda içimde değişik bir heyecan vardı,
kahvaltımı çok değişik bir neşeyle yaptım.
Akşam buluşacağımız saatin gelmesini iple çekiyordum.
Saat 19:00 gibi Jale'den mesaj geldi, mesajda, "Geliyorum,
buluştuğumuz yere gel!" yazıyordu. Zaten saatler öncesinden
hazırlanmıştım, parfümümü son bir defa tazeledim ve
çıktım evden. Hızlı adımlarla buluşma
noktamıza gittiğimde, Jale'nin arabası da sokağın
başında göründü. Araba kenara yaklaşınca hemen bindim,
Jale'yi dudağına yakın bir yerden öptüm ve "Kalbim
çıkacak gibi, kaç saattir evde hazır bekliyorum!" dedim. Jale
kahkaha attı ve "Beklediğine değecek birtanem!" dedi.
Sohbet ede ede gidiyorduk, ama nereye gittiğimizi bilmiyordum. Yarım
saat sonra büyük siyah bir kapının önünde durduk. Jale arabayı
park etti ve zile bastı. Kapıyı hizmetçi açtı.
İçeriden de bu arada bir kadın çıktı, bu Jale'nin
bahsettiği Sevil idi. Hiç 28 yaşında göstermiyordu, 1.75
boylarında, siyah saçlı ve beyaz tenli bir kadındı. Sevil
önce Jale'yi öptükten sonra, benim boynuma sarılıp yanaklarımdan
öptü. Bizi içeriye davet etti. Salona güzel bir sofra kurdurtmuştu.
Hemen yemeğe oturduk, hizmetçi sürekli bize hizmet ediyordu. Güzel
yemekler yaptırmıştı, yemekleri yerken de 2 kadeh
şarap içmiştim. Jale ise 1 kadeh şarap ancak içebilmişti,
hizmetçi Jale'nin kadehini yediden doldurmak istediğinde, Jale, "Bu
beni uçuruyor resmen!" dedi ve istemedi. Sevil ise 2-3 kadeh içmişti
sanırım. Yemeği yedikten sonra Sevil kalktı masadan ve
yanıma geldi, güler bir yüzle elimden tutarak kaldırdı ve önümde
kıvırta kıvırta yürüyerek salonun ortasına götürdü
beni. Jale'ye, "Canım, güzel bir müzik koyar mısın?"
dedi. Jale kalktı ve müzik setine bir CD koyduktan sonra en yakın
koltuğa oturdu.
Sevil ile dans etmeye başladık, birbirimize çok yakındık.
Üzerindeki siyah tek parça açık elbisesinin darlığından tüm
vücut hatları belli oluyordu. Elbisenin dekoltesinden göğüslerinin
üst kısmını rahatça görebiliyordum. Dans ederken Sevil ara
sıra önünü sikime değdiriyordu. Sikim kalkmıştı ve
bunu fark eden Sevil iyice gülmeye başladı.
En sonunda dans etmeyi kesti ve "Şimdi esas kısma geçelim!"
dedi. Ben bir şey demeden hemen dudaklarıma yapıştı ve
adeta vakumlamaya başladı. Ben de onun dudaklarını emmeye
başladım. Fakat Sevil biraz hızlıydı, elini hemen
pantolonumun üzerinden sikime attı ve okşamaya başladı. Ben
de onun elbisesinin arkadan beline kadar gelen fermuarını açtım
ve üzerinden düşürdüm elbiseyi. Sütyen takmamıştı, altında
sadece Turuncu renkte bir külot vardı. Külot rengi ve deseni çok
değişik ve bir o kadar da sexy gelmişti bana.
Ben onun taş gibi vücudunu izlerken, Sevil gülümseyerek göğüslerini
alttan destekleyerek kaldırdı. Uçları bana doğru
bakıyordu. Hafiften eğilip bir göğsünü ağzıma
aldım. Jale ile yaptığımız sevişmelerden
öğrendiklerimi uygulamaya başladım, göğüs
uçlarını emiyordum sadece. Sevil ise biraz gülüyor, biraz inliyordu, içtiği
şarap yüzünden hafiften çakırkeyf olmuştu. Ellerim
boştaydı, ben de ellerimi bembeyaz kalçalarına attım ve
okşamaya başladım. Bir göğsünden diğer göğsüne
geçerken, hizmetçinin bizi izlediğini gördüm. Ben hizmetçiye birkaç saniye
bakınca, Sevil de kafasını çevirip baktı.
Hizmetçi biraz tedirgin olup mutfağa kaçtı. Sevil gülerek, "Emine,
gel gel!" deyince, hizmetçi başı önde mutfaktan çıkıp yanımıza
geldi. Ben tekrardan Sevil'in göğüslerine yapıştım ve
emmeye başladım. Sevil ise Emine'ye, "Azdın mı
kız?" dedi. Emine iyice utandı. Sevil, "Azdıysan bize
katılabilirsin!" dedi. Emine bir şey söyleyemedi ve
başını öne eğdi tekrardan. Sevil Emine'nin çenesinden
tutarak başını kaldırdı ve "Sana bir şey
sordum kız zilli, azdın mı?" dedi. Ben bu arada Sevil'in
göğüslerini yalamaya bıraktım ve Emine'ye baktım.
Emine utanarak başını yine öne eğdi. Sevil gülerek Emine'ye,
"Anlaşıldı, soyun bakalım!" dedi. Emine utangaç
bir şekilde gömleğinin düğmelerini açmaya başladı. Sevil
önümde eğildi ve benim pantolonumun kemerini çözdü, ben de kazağımı
bir çırpıda çıkarttım. Pantolonumu ayaklarıma kadar sıyırdı.
Boxerimi de indirince sikim fırladı. Sevil'in suratına
çarpmıştı sikim, Sevil birden geriye çekildi ve sikimi görünce,
"Ohaa!" dedi. Emine'nin de gözü sikime takılmıştı,
gömleğin son düğmesini çözmeden birkaç saniye sikime baktı.
Emine beyaz gömleğini çıkarttığında, altında
beyaz bir südyeni vardı. Bu sırada Sevil önüme çömelip sikimi
ağzına aldı ve yalamaya başladı. Sakso çekmeyi iyi
biliyordu, birkaç saniye içinde beni iyice azdırmıştı.
Sevil sikimi bırakmadan Emine'nin elinden tutup önümde diz üstü çöktürdü. Emine
sadece sikime bakıyordu, Sevil kafasından tuttu ve
taşaklarıma doğru bastırdı Emine'nin
suratını. Emine de taşaklarımı emmeye
başladı. Fakat çok korkak, ürkek bir şekilde yapıyordu.
Sevil ise kendini aşmış, sikimi hızla yalamaya devam
ediyordu.
Sevil sikimi yalamayı bıraktı ve dibinden tutarak Emine'ye
doğru çekti ve "Biraz da sen yala!" dedi. Kendisi bu sefer
taşaklarımı emmeye başladı. Muhteşem bir zevkti bu,
bir hatunun sikini yalarken diğerinin taşaklarını emmesi. Emine'nin
acemice yalaması da bana çok keyif vermişti. Bir ara kafamı
kaldırıp Jale'ye baktım ne yapıyor diye, koltukta uyukluyordu
resmen. Sevil taşaklarımı yalamayı bırakınca, Emine
de sikimi yalamayı bıraktı. Sevil bana, "Sıra sende
aşkım!" diyerek ayağa kalktı ve külotunu çıkartıp
Jale'nin üzerine attı. Sonra Emine'yi belinden tuttu ve koltuğun
üzerine domaltıp, eteğini ve külotunu da çıkarttıktan sonra,
kendisi de tam yanına domaldı.
Yan yana domalmış iki tane taş hatunun amı götü bana
bakıyordu. Bir süre manzarayı izledikten sonra, önce Sevil'in
arkasına geçtim ve eğilip amını yalamaya
başladım. Sevil ise boğuk boğuk inlerken, "Immh,
ohhh!" tarzı sesler çıkarıyordu. Ben amını yalamaya
devam ederken, Sevil Emine ile öpüşmeye başlamıştı.
Sevil'in traşlanmış ve bakımlı amından yan
tarafa geçtim ve Emine'nin bacaklarını ayırıp kafamı
arasına soktum. Emine de yeni traşlamıştı
amını, fakat Sevil'e göre daha ince ve küçük bir amı
vardı. Sevil'in çok fazla seks yaptığı her halinden belli
oluyordu. Ben Emine'nin amını yalamaya
başladığımdan itibaren, Sevil onunla öpüşmeyi
bırakıp döndü ve Emine'nin kalçalarını okşamaya
başladı. Emine küçük bir kedi yavrusunu andıran sesiyle miyavlar
gibi inliyordu.
Emine'nin amını da birkaç dakika yaladıktan sonra iyice
sulanınca bıraktım. İki kadın da
ıslanmış, fakat boşalamamıştı, çok
azgın durumdalardı. Sevil'i tekrardan önümde domalttım ve iki
elini arkada birleştirdim, sanki tutukluyormuşum gibi bir
pozisyondaydı. Ellerini bir elimle tutup, yarrağımı
diğer elimle tuttum ve amının girişine getirdim. Fakat
munzurluk olsun diye sadece biraz ilerleyip hemen çekiyordum kendimi. Sevil ise
iyice azıyordu, "Hadi artık siksene, hadi, hadi!" diye
bağırmaya başladı. O an sikmem için neredeyse servetini
verebilirdi bana.
Bir anda amına kökledim. Fakat çığlık atmasını
beklerken, Sevil, "Ohh, işte bu!" dedi. Sevil'in ne kadar seks
müptelası bir kadın olduğunu bir kez daha
anlamıştım. Amına hızlı hızlı git gel
yapıyordum. Emine kafasını çevirmiş, korkulu gözlerle bizi
izliyordu, Sevil'in çok acı çektiğini sanıyor
olmalıydı. Fakat şuan Sevil zevklerin en güzelini
yaşıyordu. Sevil'i sikerken elimi Emine'nin amına attım. Emine,
ben elleyince birden irkildi ve bana masumca baktı. Ben gülümseyince içi
rahatlamıştı. Emine'nin amı iyice
ıslanmıştı. Amına orta parmağımı ufak
ufak sokuyordum ki, elimi tutup, "Bakireyim!" dedi. Sevil o an
gülmeye başladı ve "Kızım, birkaç sene sonra kimse
takmayacak o bekaretini!" dedi.
Emine'nin telefonu çaldı o sırada. Hemen kalktı ve çantasından
telefonunu aldı. Çırılçıplak oturduğu koltuktan bizi
izlerken, telefonunu açıp bir süre konuştu. Konuşması bitip
de telefonu kapatınca, "Nişanlım beni almaya gelmiş
Sevil hanım, çıkabilir miyim?" dedi. Sevil de inleyerek,
"Tamam, git!" dedi. O an tüm hayallerim
yıkılmıştı. Fakat Emine dudağımdan öptü ve
öyle giyinip çıktı. Bu da bana bir işaret oluyordu. Bu arada
Sevil hanım bağıra bağıra orgazm olmuştu. Ben de
boşalmak üzereydim. Biraz sonra, "Geliyorum!" dediğimde,
Sevil çevik bir hareketle önümden çekilip döndü, yarağımı
ağzına aldı ve ağzına boşalttı beni.
Döllerimi yuttuktan sonra ayağa kalktı. Elimden tuttu, beraberce
salondan çıktık ve üst kata çıktık. Banyoya girdik. Sevil
küveti doldurdu, birlikte girdik küvete. Sıcak su iyi gelmişti bana.
Sevil ise beni övüyordu. Küvetin içinde yarım saate yakın
kaldıktan sonra, "Hadi çıkalım!" dedim. Küvetten
çıktık ve kurulandıktan sonra, Sevil, "Sen aşağıya
in canım, ben geliyorum hemen!" deyip odasına gitti. Ben
aşağıya indiğimde Jale koltukta uyuyordu. Dürtüp uyandırdım
ve etraftan elbiselerimi toplamaya başladım. Jale kendine gelince, "Aaa,
resmen uyumuşum yaa! Ne yaptınız? Hallettin mi Sevil'i?"
dedi. Ben giyinirken, "Hemde ne biçim!" dedim ve gülüştük.
Sevil elinde
bir zarfla indi aşağı. Zarfı bana verip dudağımdan
öptü ve teşekkür etti, sonra da Jale'ye dönüp, "Kızım
buraya uyumaya mı geldin, çok şey kaçırdın!" dedi. Jale
de, "Evet yaa! Birdaha geldiğimizde şarap içmeyeceğim!"
diyerek kalktı. Vedalaşıp, Jale ile birlikte Sevil'in evinden çıktık.
Arabaya bindiğimizde saat 22:00'yi geçiyordu...
[Mehmet]
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim
Tüm Bölümleri
|