|
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim! (21) (Mehmet 24 Y., Ankara)
Öğlen
saat 12:00 gibi
uyandığımda başım çatlıyordu, dün gece baya
içmiştim, üzerine 2 kez de sevişince baya yorulmuştum.
Ayılmak için kendime kahve yaptım, kahvemi içerken de Laptopumdan
banka hesabıma bakmak istedim. Hesabımdaki parayı
gördüğümde kahveyi ağzımdan püskürtecektim. Son bir hafta
içerisinde hesabıma 5.500 Dolar kadar para yatırılmıştı ve
bu paranın çoğu da Sedef hanımdan gelmişti. Bir
kısmını ise Handan ve Naz yatırmıştı. Evin
taksidini ödeyeceğim diye kendimi çok kasmıştım, fakat bu
kadar kasmama gerek olmadığını gördüm. Pazar günü
telefonumu kapattım, kimseye gitmeyecek, evimde dinlenecektim.
Akşamüzerine doğru annemi aramak için telefonumu açtım. Sedef
hanım, Jale, Handan ve Naz aramıştı, fakat önce annemi
aradım.
Annemle telefonda uzun uzun hasret giderdik. Annem bana babamın durumuyla
ilgili son gelişmeleri anlattı. Babamı Haziran ayının
başında Amerika'ya götüreceklerini ve orada ameliyat edeceklerini
duyduğumda buruk bir sevinç yaşamıştım. Ameliyat
olacaktı, fakat sonunda iyileşecekti. Anneme, "İyi, siz Amerika'ya
gitmeden gelirim yanınıza!" dedim ve telefonu kapattım.
Hemen internetten İstanbul'a uçak bileti aramaya başladım.
Şansıma bu gece saat 05:00'te uçuş vardı. Çok erken bir
uçuş olduğundan çok az kişi bilet almıştı. Ben de
bir gidiş dönüş bileti aldım ve ödemesini yaptıktan sonra
laptopumu kapattım. Odama geçip çantamı hazırladım.
Telefonumu
kapatmayı unutmuştum, Sedef hanım arıyordu. Şimdi
açmamak olmazdı ve mecbur açtım. "Neden telefonun kapalı
senin?" dedi. "Bugün dinlenmek istedim." dedim. Sedef hanım
biraz sinirlenmişti, fakat kızması için bir neden yoktu. "Bir
daha telefonunu kapatacağın zaman en azından bir mesaj at,
meraktan geberdim burada!" dedi. "Tamam, atarım!" dedim.
Sedef hanım, "Peki akşam bana gelebilir misin?"
dediğinde durumu anlattım. Sedef hanım da, "Peki, ama
döndüğünde ilk bana geleceksin!" dedi ve güldü. "Tamam,
döndüğümde sendeyim!" dedim. Sonra, Naz, Handan ve Jale'yi arayarak
haberi onlara da verdim. Hepsi de İstanbul'dan geldiğimde kendilerine
uğramamı istemişti. Resmen önümüzdeki haftam dolmuştu.
İstanbul'a
gittim. Akşama kadar ailemle hastanede vakit geçirdikten sonra, Ankara'ya geri
döndüm. Haziran ayına kadar neredeyse 12-13 kişiyle defalarca
birlikte oldum ve bu kadar çalışmamın sonucunda da bankadaki
paramı 10.000 Dolara kadar getirdim. Haziran'ın ilk haftasında da
Ailem Amerika'ya uçtu. Belki bir sürpriz yapar Amerika'ya da gidebilirdim, ama
şimdilik öyle bir planım yoktu.
Bankadan
çektiğim parayla önce evin taksidini ödedim. Kalan parayla eve yeni
eşyalar aldım ve eski eşyaları da eski mahallemdeki fakir
kişilere verdim. Bu arada sınavlarımı da başarıyla
vermiş, bir üst sınıfa geçmiştim. Okul da tatile
girmişti, artık kendimi rahatça işime verebilirdim.
Cuma günü
Handan aradı, "Bu haftasonu Antalya'ya gidiyorum, tatil yapmaya. Daha
sonra işlerim var ve burada olamayacağım bir süre. Haftasonunu
beraber geçirelim istedim!" dediğinde, "Tamam olur!" dedim.
Handan baya sevinmişti, "Öyleyse, bu akşam saat 8 gibi bende ol!"
dedi ve kapattı telefonu. Saat 19:30 gibi çantam hazır bir
şekilde, bir taksi çevirerek Handan'ın evine gittim. Handan açtı
kapıyı. İlk defa Handan'ı böyle görüyordum, fakat bu da çok
hoşuma gitmişti. Altına mini kot şort giymişti, sadece
kalçalarının hizasına kadar kapatıyordu. Üzerinde de bol
bir tişört vardı. Normalde Handan'ı pahalı ve
gösterişli elbiselerle görürdüm hep, ilk defa böyle sade bir giyimle
karşımdaydı, fakat o bile yakışmıştı.
Handan, "Hiç
içeriye girme, hemen çıkıyoruz!" dedi ve kapının
kenarındaki çantalardan birkaç tanesini bana verdikten sonra
kalanını da kendi aldı ve arabasına yükledik. Handan
şöför koltuğuna geçti, ben de yanına oturdum ve yolculuğa
başladık. Handan sürekli beni özlediğini söylüyordu. Epeydir
görüşememiştik. Handan'ın bacağına elimi attım ve
"Bu haftasonu beraberiz!" dedim. Handan gülümseyerek, "Umarım,
orada da bir kadın bulup beni boşta bırakmazsın!" dedi
ve gülüştük.
Saat 24:00'ü geçiyordu, Antalya'ya 2-3 saatlik yolumuz kalmıştı.
Handan'a, "Ormanlık bir yere sapsan da, orada açıkta
sevişsek?" dediğimde, Handan gülerek, "Olur!" dedi. Bulduğu
bir sapaktan döndü ve otoyoldan 150-200 metre kadar uzaklaştıktan
sonra arabayı kenara park etti. Etrafta hiç ışık yoktu. Farları
söndürüp, sadece park lambalarını açık bıraktı.
Şimdi bize yetecek kadar ışık vardı. Handan'ı
arabanın ön tarafına getirdim ve dudaklarına
yapıştım. Öpüşürken onu arabanın kaputunun üstüne
oturttum ve öyle öpmeye devam ettim. Handan öpüşürken dizini sikime
sürterek iyice beni tahrik etmeye çalışıyordu ve bunu
başarıyordu da.
Handan öpüşmeyi bırakarak, "Hadi artık, geç kalmayalım!"
dediğinde, "Geç kalsak ne olacak ki?" dedim ve tekrardan
dudaklarına yapıştım. Birkaç dakika sonra Handan
arabanın kaputunun üstünden indi ve önümde diz çöküp kemerimi çözdü.
Ardından hızlıca pantolonumu ve boxerimi dizlerime kadar indirdi.
Sikim dışarıya fırladığında Handan
ağzına aldı ve emmeye başladı. Fena azmış
olmalıydı, sikimi çok hızlı yalıyordu. Sikim
ağzında iyice ıslanmaya başlamıştı, ben de
aldığım zevkle Handan'ın saçlarını okşuyordum.
Handan'a 5 dakika kadar sikimi yalattırdıktan sonra
ağzından çektim ve kolundan tutarak arabanın kaputuna doğru
domalttım.
Arkasına
geçerek, mini kotunu dizlerine kadar indirdiğimde, altına külot
giymediğini gördüm. Handan kotunu ayaklarından çıkarıp
motor kaputunun üstüne bıraktı. Kalçalarını iki elimle
aralayarak amını ve götünü yalamaya başladım. Kendimden geçmiş
gibiydim, iki deliğini de sürekli yalıyordum ve ellerimle de
kalçalarını ayırıyordum bu arada. Handan da zevkten iniyordu.
Handan orgazm olana kadar amını ve götünü yaladım, orgazm
olduğunda ise zevk suları bitmek bilmemişti. Ayağa
kalktım ve Handan'ın amına sikimi biraz sürttüm. Fakat o
amına gireceğimi beklerken, ben birden götüne soktum sikimi ve
yarısına kadar geçirdim. Handan sağlam bir çığlık
attı, fakat onu etrafta duyabilecek kimse yoktu.
Handan'ın götünü o pozisyonda 20 dakika kadar siktikten sonra içine
boşalıp, götünden çıktım. Handan gülümseyerek doğruldu
ve "Harikaydın, ayak üstü bile iyi siktin!" dedi. Handan alt
tarafı çıplak halde arabanın arkasına giderken, ben de
üzerimi toparladım. Handan bir şişe su çıkarttı, çömelip,
götünden akan döllerimi yıkadıktan sonra götünü havluyla
kuruladı ve kotunu giyip, tekrar arabaya bindik. Otoyola çıkacakken, ona, "Tişörtünü
çıkartsana, Antalya'ya kadar öyle sür arabayı, kimse görmez bu
karanlıkta?" dedim. Handan gülümseyerek, "Peki!" dedi ve tişörtünü
tek hamlede çıkarttı. Südyen giymemişti,
çırılçıplak göğüsleri serbest kalmıştı.
Otoyolda 'Antalya'ya
Hoşgeldiniz!' tabelasını görünce, Handan tişörtünü üzerine
geçirdi. Gecenin 03:00'ünde varmıştık Antalya'ya. Oteli
bulmamız da bir yarım saatimiz aldı. Resepsiyonda
odamızın girişini yaptık. Bellboyla beraber asansöre
bindik. Bellboy, Handan'ın tişörtünden belli olan göğüslerine
ara sıra kaçamak bakışlar atıyordu. En üst kata
çıktık, suit odalardan birini tutmuştu Handan. Bellboy bahşişini
alıp gittiğinde, Handan, "Nedense hiç uykum yok!" dedi. "Al
benden de o kadar, hem de kaç saatlik yoldan geldik!" dedim. Handan gülerek,
"O zaman birşeyler yapalım, daha havanın
aydınlanmasına baya var!" dedi. O saatte çıktık ve
sahilde el ele yürümeye başladık. Sahil kenarında 24 saat
açık bir tekel bayisinden birer bira aldık. İçe içe dolaştık
sahil boyunca.
Daha sonra otele döndük ve kahvaltı yaptık. O saatten sonra
odamıza, lavabo ihtiyacımız haricinde girmedik desek yeridir. Tüm
gün otelin etkinliklerine katıldık, Handan'ın
tanıdığı birkaç kişiyle muhabbet ederek vakit geçirdik,
2-3 saat kadar yüzdük. Saat 20:00 gibi de Handan'la baş başa Antalya
merkezdeki lüks bir restorana giderek yemeğimizi yedik. Saat 21:30 gibi
tekrardan otele döndük. Fakat dün gece de uyumadığımızdan
dolayı acayip bir uykumuz vardı. Odaya çıkar çıkmaz
üzerimizdekileri çıkartıp kenara attık ve sadece iç
çamaşırlarımızla uyuduk.
Sabah saat 8
gibi Handan'ın boynumu öpmesiyle uyandım. Önce kahvaltıya indik,
güzel bir kahvaltı yaptık ve ardından tekrardan yukarıya
çıktık ve hazırlanıp otelden ayrıldık. Şehir
merkezine inerek alışveriş yaptık, yemek yedik,
dolaştık. Vaktimiz çok güzel geçiyordu. Saat 16:00 gibi tekrardan
otele döndük. Odamıza çıktık. Ben dinlenmeyi düşünürken,
Handan, "Hadi mayonu giy, havuza inelim!" dedi. "Tamam inelim,
ama ben çok yüzemem, acayip yorgunum!" dedim. Handan da gülümseyerek, "Gece
görürüm senin yorgunluğunu!" dedi. Aşağıya indik.
Handan üzerine kırmızı bir bikini takımı giymişti,
vücudunu cüretkat bir şekilde gösteriyordu.
Ben 15 dakika kadar yüzdükten sonra çıktım ve bira alarak
şezlonguma geçtim. Şezlonga uzanarak biramı içerken, bir yandan
da Handan'ı izliyordum. Ben 21 yaşındaydım, Handan ise 45
yaşındaydı, fakat aramızdaki yaş farkı belli
olmuyordu. Handan bakımlı bir kadındı ve çok genç
gösteriyordu. Ben bu düşünceler içerisindeyken Handan havuzdan
çıktı, ıslak vücudu ona daha da bir sexy'lik
katmıştı. Handan bana doğru yürürken kenardaki erkeklerin
Handan'ı göz ucuyla kestiklerini gördüm.
Tekrar
odamıza çıktık ve duş aldıktan sonra giyinerek
akşam yemeğine indik. Akşam yemeğini hızlı
hızlı yemiştim heyecandan. Handan birer kadeh şarap içmek
istediğini söyledi, fakat ben, "Bence odamıza çıkalım,
orada devam ederiz!" dedim. Handan gülümseyerek, "İyi madem,
çıkalım!" dedi. O an dünyalar benim olmuştu. Koluma girdi
ve asansöre bindik. Asansörde bile rahat durmuyordum ve kalçalarını
elliyordum. Handan da, "Dur biraz, odaya kadar sabret!" dedi.
Nihayet
odaya girmiştik. Handan'ı hemen duvara dayadım ve
dudaklarına yapıştım, kapıyı ayağımla
kapattıktan sonra öpüşerek yatağa doğru ilerlemeye
başladık. Handan beni yatağa sırt üstü attı ve
üzerindeki tek parça kırmızı elbiseyi çıkartmaya
başladı. Oldukça yavaş hareket ediyordu, ben ise saniyeler
içinde boxerimle kalmıştım bile. Handan'a, "Hadi
aşkım, hızlan biraz!" dedim. Handan, "Acelemiz mi var?"
diyerek gülümsedi. En sonunda elbiseyi çıkarıp, iç
çamaşırı takımıyla kaldı. Yavaş yavaş
üzerime doğru yürüdü ve kucağıma oturduktan sonra eğilerek
dudaklarıma yapıştı.
Dudaklarımız kenetlenmişti. Handan beni öperken
yanaklarımdan tutuyordu elleriyle. Ben de kalçalarını
okşuyor, ara sıra yavaş tokatlar atıyordum. Handan
dudaklarımda çok durmadı, yavaşça boynuma doğru indi. Ben
de saçlarının kokusunu içime çekiyordum, azdırıcı bir
kokusu vardı. Handan öperek iyice aşağıya iniyordu. Boxerime
geldiğinde, ben de boşalacak duruma gelmiştim. Handan bir eliyle
boxerimdan asılarak sıyırdı ve ayağımdan
çıkartıp boxerimi kenara fırlattı. Sonra kendi de südyen ve
külotunu çıkarttı.
Tam sikimi yalayacakken, "Dur, 69 olalım!" dedim. Handan gülerek,
"Tamam!" dedi ve bir bacağını kafamın diğer
tarafına atarak, ters bir şekilde üzerime yattı ve sikimi emmeye
başladı. Ben de onun sulanmış amını
yalıyordum, dilim değdikçe daha da sular akıyordu amından.
Orgazm'a yaklaştıkça bacaklarını istemsizce kasıp
bırakıyordu ve en sonunda orgazm oldu. Sularını önemsemeden
halen yalamaya çalışıyordum amını. Handan da
azgınlığın verdiği etkiyle sikime daha güzel muammele
yapıyordu. Bu pozisyonda yaklaşık 15 dakika birbirimizi
yaladık ve o sürenin nasıl geçtiğini aldığım
zevkten fark etmedim bile. Handan'ın, "Hadi artık, gir içime,
dayanamıyorum!" demesiyle kendime geldim ve üzerimden
kaldırıp, yatağa sırt üstü yatırdım
Handan'ı.
Göğüs uçları iyice kabarmıştı. Bir elimi göğsüne
attım, yoğururken, diğer elimle de sikimi tutup amına
soktum ve bastırdım. Handan ince bir çığlık
attığında, elimi sikimden çektim ve diğer göğsüne
koydum. Git gel yapmaya başladığımda, Handan'ın hafif
hafif inlemeleri de artmaya başladı. Gözlerini kapatmış,
kendini bana bırakmış ve aldığı zevkin
tadını çıkartıyordu altımda. Hafif hafif
hızlanmaya başladığımda ise, taşaklarım
götüne iyice sert çarparak değişik sesler çıkartıyordu. 15
dakika kadar amını siktikten sonra hırlayarak içine
boşaldım. Amından çıkıp, yanına attım kendimi...
[Mehmet]
21 Yaşıma Kadar Am Sikmemiştim
Tüm Bölümleri
|